AİLE VE DİN
DİNLERİN EVLİLİĞE VERDİĞİ ÖNEM
Evlilik nedir?
Evlilik bir erkekle kadının hayat boyu beraber yaşamaları için yapmış oldukları akittir.
Evlilik tabii bir ihtiyaçtır. Çoğalma ve neslin sağlıklı açıdan devam etmesinin bir şartıdır. Tarihin bütün dönemlerinde evlilik kutsal bilinmiş ve önemsenmiştir. Toplumun inanç ve kültürüne göre de belirli esas ve şartları da oluşmuştur. Evlilik dinler tarafından da önemsenmiştir. Hem beşeri hem de ilahi dinlerde bazı farklılıklar olsa da evlilik bütün dinlerce teşvik edilmiştir.
Beşeri dinlerde evlilik.
1. Konfüçyüsçülük ve Taoizm: Çinin millî dinleri arasında yer alır. Evlilik nesli devam ettirme ve aile ocağını tüttürme anlayışı üzerine kurulan bir ittifaktır. Bu inanca göre insanın evlenmeden ölmesi büyük bir günah olarak görülür. Tek evlilik esastır. Zina haramdır. Evlenmede kadın tarafına belli hediyeler verilir.
2. Hinduizm: Evlilik kadın ile erkek arasında ölüme kadar süren bir bağdır. Evlilikte bakirelik esastır. Bakire olmayanların evlenmesi zordur. Meşru sebepler olmadıkça boşanma olmaz. Çok eşli evlilik normal kabul edilir. Zina ciddi bir suç kabul edilmekte ve boşanma sebebi sayılmaktadır.
3. Şintoizm: Aile toplumun bir birimidir ve evlilikle kurulur. Evlilik neslin devamı için şarttır. Evlilikler fiinto tapınaklarında rahipler gözetiminde yapılır. Zina yasaklanmıştır. Zina yoluyla boşananların yeniden evlenmesi yasaktır. İlahî Dinlerin Evliliğe Bakışı.
Yahudilikte evlilik anlayışı nasıldır?
Evlilik aile hayatının en önemli olayıdır. Nikahla başlayan bir anlaşmadır. Tevrat’ta “….semereli olun, çoğalın ve yeryüzünü doldurun” “Ahd-i Atik, Tekvin 1/28) prensibine göre evlenme dinî ve millî bir görev kabul edilir. Evlenmek övülür. Bekarlık ise yerilir. Evlenme nikahla başlar. Yahudilikte evlilikte bekaret aranır. Bakire olmayanlar baba evine gönderilirler. (“Ahd-i Atik, Tesniye XX 11/13-23) Boşanma hakkı tamamen kocaya aittir. (Tesniye XXIV/1-4) Zina, aldatma yasaktır. Ailede sadakat ve samimiyet aranır. (Çıkış XX/14- Sayılar V/11-13) Yahudilikte nesli devam ettirmenin yolu meşru evliliktir.
Hristiyanlıkta evlilik anlayışı.
Hristiyanlıkta Tanrı’nın insanı bir kadınla bir erkekten yaratmış olması, evlenmenin ilk kaynağı kabul edilir. Hristiyanlıkta da iffeti korumanın ve nesli sürdürmenin yolu evlilikten geçmektedir. “Evlenen kadın kocasına, Rabb’ine tabi olduğu gibi tabii olacaktır. (Pavlusun Efesoslulara mektubu, V/22-23)
Pavlus’un düşüncelerinden hareketle bakirelik kutsal kabul edilir. Boşanma, zina sayılmakta ve kesin olarak yasaklanmaktadır. (Yeni Ahit Markos incili, X/6-12) Katolik kiliselerde zina dışında boşanmaya müsaade edilmez. Protestanlar da bu durum daha yumuşaktır. Günümüzde bu dinî kuralların dışına da çıkılmaktadır.
İslam dininde evlilik anlayışı ve önemi
İslam her hükmünde olduğu gibi evlilik konusunda da diğer dinlerdeki aşırılıkları gidermiş ve orta yolu benimsemiştir.
İslam’da evlilik insani ve medeni bir muamele, dinî bir vazifedir. Evlilik hem neslin devam etmesi için bir vesile hem de kişiyi dince günah sayılan şeylerden koruyan bir vasıtadır. Allah (c.c.) Kur’an’da: “Kaynaşmanız için size kendi cinsinizden eşler yaratıp, aranızda sevgi ve merhamet peyda etmesi de onun delillerindendir. Doğrusu bunda iyi düşünen kavimler için ibretler vardır.” (Rum suresi, 21. ayet) buyurmasıyla insan için sevip bağlanılacak eşler yarattığını belirtmiştir.
Peygamberimiz (s.a.v.)’de “ Kadınlarla evlenirim. Her kim benim bu yolumdan gitmezse, ondan yüz çevirirse benden değildir.” (Tecrid cII, s289) buyurarak evliliği teşvik etmiştir. Bir başka hadisinde de “Günahtan arınmış olarak Cenab-ı Hakka mülâkî olmasını murat eden kimse evlenmelidir.”(Cami’us sağir, Kenzil İrfan, s133) buyurmuştur.
Dinîmizde neslin devamı ve korunması için evlilik esastır. Bunun dışındaki ilişkiler zina olarak isimlendirilmiş ve haram kılınmıştır. Bu şekilde bir yaşantı hem aileleri dağıtmakta hem de neslin bozulmasına yol açmaktadır. Kur’an-ı Kerim, insanları uyararak “Zinaya yaklaşmayın. Zira o bir hayasızlıktır ve çok kötü bir yoldur.” (İsrâ suresi, 32. ayet), yine zina edenlerle ilgili olarak da zina eden bir erkeğin zina eden bir kadınla evlenebileceğini, bu tip insanların eş olarak müminlere haram kılındığını beyan eder. Başka bir ayette de kötü ahlaklı insanların eş olarak ancak birbirlerine yaraşacakları uyarısında bulunur (Nur suresi, 24-26. ayetler).
Hz. Muhammed (s.a.v.)’de “ Zina’dan kaçınınız, zira zinada dört hal vardır: Yüzdeki nuru ve rızktaki bereketi giderir. Allah’ın gazabına ve uzun müddet cehennem ateşi ile azaba sebep olur.” (Kenzil İrfan, s121) buyurmuştur. İslam evlilikte getirdiği esaslarla insan şeref ve haysiyetini korumuş, evlilikte tek eşliliği tavsiye etmiş, çok evlilikte ise bir insanın kolay kolay güç yetiremeyeceği şartlar koymuştur. Boşanmaya hoş bakmamakla beraber şiddetli geçimsizlik ve zina suçunun sabit olması durumunda izin vermiştir. Görüldüğü gibi bütün dinler evliliği önemsemiş ve teşvik etmiştir. Zina hiçbir dinde hoş karşılanmamıştır.
(Anlatım: İlhami Sazak / dinibil.com)